Archive

Archive for the ‘aıds hastalığı’ Category

AIDS’Den Daha Tehlikeli Bir Hastalık

Nefes alıp verebilme gücünü giderek azaltan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), tüm dünyada en çok öldüren hastalıklar sıralamasında AIDS ile birlikte dördüncü sırada yer alıyor.
Emre Umurbilir’in haberi

Türk Toraks Derneği KOAH Çalışma Grubu Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Polatlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığın bilinirliğini artırmak amacıyla düzenlenen Dünya KOAH Günü’nün bu yıl 18 Kasımda yapılacağını belirtti.

Akciğerlerin erken yaşlanması olarak kabul edilebilecek KOAH’ın, kişilerin nefes alıp verebilme gücünü giderek azalttığına işaret eden Polatlı, şunları kaydetti:

”KOAH’ın en önemli nedeni, başta sigara olmak üzere, tütün ve mamullerinin içilmesidir. İster aktif içici olsun ister pasif olsun, tütün dumanına maruz kalan kişilerde, KOAH başta olmak üzere solunum sistemi hastalıklarının gelişme riski artmaktadır. Tütün dumanı dışında, meslek nedeniyle toz, duman ve çeşitli gazların solunması, hava kirliliği oluşumuna yol açan kömür, odun, tezek gibi bitkisel ve hayvansal kaynaklı yakıtlar da KOAH’a yol açabilir. Ayrıca toplumun yüzde 1’inden az kısmında görülen doğuştan akciğer harabiyetini azaltan bir faktörün eksikliği de KOAH gelişimi için risktir.”

Polatlı, KOAH’ın, temelde akciğerler için tanımlamış bir hastalık olduğunu belirterek, kalp damar hastalıkları, kemik erimesi, kas hastalıkları, unutkanlık gibi bilişsel fonksiyonlarda bozulma, erken yaşlanma gibi birçok organ hastalığının da KOAH’a eşlik ederek, hastalığın şiddetini artırabileceğine dikkati çekti.

-HER YIL 3 MİLYON KİŞİ ÖLÜYOR-

Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, KOAH nedeniyle her yıl 3 milyon kişinin öldüğünü, bunun da KOAH’ın tüm dünyada en çok öldüren hastalıklar sıralamasında AIDS ile birlikte 4. sırada yer aldığı anlamına geldiğini vurgulayan Polatlı, şu bilgileri verdi:

”KOAH’a Karşı Küresel Girişim (GOLD) grubuna göre, yüz milyonlarca insan, her gün KOAH nedeniyle acı çekerken, hastalık hala en az teşhis edilen ve en yetersiz tedavi edilen hastalık özelliğini sürdürüyor. Halk sağlığı yetkililerine göre, KOAH’lı hastaların yaklaşık yüzde 80’i henüz teşhis edilmemiştir.”

-TÜRKİYE’DE DE DÖRDÜNCÜ ÖLÜM NEDENİ-

Polatlı, yaklaşık 5 milyon KOAH’lı hasta bulunan Türkiye’de, hastalığın dördüncü ölüm nedeni olduğunun tahmin edildiğini belirterek, şöyle devam etti:

”Kamuoyu ve sağlık personelinin hastalık konusunda yeterli bilince sahip olmadığı ve hastalık tanısı için gerekli soluk testi cihazlarının çok az sağlık kuruluşunda bulunduğu Türkiye’de, her 10 hastadan sadece birine tanı konabildiği tahmin edilmektedir. Yani Türkiye’de, her 10 hastadan 9’u hasta olduğunu bilmemektedir.”

KOAH’ta erken teşhisin önemine işaret eden Polatlı, ”Spirometri” adlı basit bir soluk testiyle hastalığın kolaylıkla teşhis edilebildiğine dikkati çekti.

Polatlı, ”Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı”nın hayata geçirilmesi ve ”Dumansız Hava Sahası” projesinin uygulanmaya başlanmasını, KOAH başta olmak üzere birçok hastalığın yükünün azaltılmasında önemli bir adım olduğunu da sözlerine ekledi.

AA
Kaynak:
Haber7.Com

Advertisements

AIDS’Li Hamileler Kürtaj Olmalı Mı ?

AIDS ile Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Melahat Okuyan, anne adaylarının mutlaka HIV testi yaptırması, testin pozitif çıkması halinde gebeliğe son verilmesi gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Okuyan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, değişen insan ilişkilerine paralel olarak AIDS hastalığının bireyler arasında hızla yayıldığını söyledi.

AIDS’ın cinsel ilişki, kan yolu ve anneden bebeğe bulaşabildiğini hatırlatan Prof. Dr. Okuyan, ”Korunmasız cinsel ilişki, sık partner değiştirmek ve artan uyuşturucu kullanımı son yıllarda hastalığa daha çok davetiye çıkarıyor. İnsanlardaki ‘bana bir şey olmaz’ tavrı mutlaka değişmeli” dedi.

Hastalığın anneden bebeğe geçen yapısı nedeniyle dünyada AIDS ile büyüyen çocukların oluşturduğu yeni bir neslin yetiştiğine dikkati çeken Prof. Dr. Okuyan, şöyle konuştu:

”Sadece ABD’de 2007 yılında bin 225 çocuk anneden AIDS’li doğmuş. Bu bebeklerin bir kısmı bebekliğinde, bir kısmı biraz daha ileri yaşlarda yaşamını yitirir, bazısı sakat yaşar, birazı da taşıyıcı olur. Bir nesil böyle yetişiyor. Benim gözümde Darwin kuramını 21. yüzyılda ispat eden AIDS oldu. Çünkü AIDS virüsü, insanın vücudundaki hücrelerle birleşerek yeni bir mutasyon hücre meydana getiriyor. İnsan o hücreyle yaşıyor. Çocuk, genetiğine girmiş AIDS virüsü ile yaşıyor. Anne adayları istedikleri kadar eşlerine güvensinler, mutlaka HIV testi olsunlar. Evlenmeden önce ve evlilik sırasında da test yaptırmak gerekir. Anne adayı mutlaka HIV testi olsun ve testin pozitif çıkması durumunda gebeliği sonlandırsın.”

Virüs taşıyan bir annenin, ”çocuk yapma lüksü olmadığını” ifade eden Prof. Dr. Okuyan, şunları kaydetti:

”AIDS ile büyüyen bir çocuk, bütün basını meşgul ediyor. O çocuğun okula gitmesi, arkadaşlarının tavırları, sorunları. İnsanları istediğiniz kadar eğitin, 70 milyon insanı, ancak benim kadar eğitirseniz o çocuk normal bir insan gibi yaşar. Aksi halde herkes dışlar, sokakta gören bakar, çalışma hayatında sorun olur. Bir çocuğa o acıyı çektirmeye hiçbir annenin hakkı yoktur. Doğurgan kadının, AIDS’li ikinci bir nesli yetiştirmemesi gerekiyor.”

HIV pozitif kadınların hamile kalmamasının, çocuğun geleceği kadar kadının sağlığı açısından da büyük önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. Okuyan, taşıyıcı olarak yaşamını sürdürebilecek HIV pozitif bir kadının, hamile kalması durumunda AIDS olma ihtimalinin artacağını bildirdi.

Kaynak:
AA
Haber7.Com