Archive

Archive for the ‘çay’ Category

Kalbe dost gıdalar…

Uzmanlar, bazı gıdaların damarları temizleyerek kandaki kolesterol oranını azalttığı ve kan basıncını düşürdüğünü belirtiyor.

Uzmanlara göre, birbirinden yararlı özellikleriyle kalbinizle dost gıdalar aslında Türk mutfağının vazgeçilmez enstürmanları. Bu gıdaların dengeli tüketiminin kalp sağlığı için yeterli olmadığına dikkat çeken uzmanlar, “Sağlıklı bir kalp için en önemli şartın düzenli egzersiz ve spor yapmak olduğunu unutmayalım. Bunlarla beraber özellikle çocuklarınıza küçük yaşta edindirilebilecek beslenme alışkanlığı da ilerleyen yaşlar için son derece hayati bir önem taşıyor. Türk vazgeçilmezleri aynı zamanda kalbinizle dost gıdalar” diyor.

Uzmanların önerdikleri besinler ve faydaları şu şekilde:

Fındık: Fındık yağ içerir, ama bu yağ kolesterol oranını düşüren mono doymamış yağdır. Ayrıca fındıkta damarları koruyan E vitamini bol miktarda bulunur çinko, lif ve magnezyum da bulunur. Bir avuç fındığa kuru üzüm katıp gün boyunca atıştırın. Sağlığınızı korumuş olacaksınız.

Zeytinyağı: Doymuş yağlar yerine, zeytinyağı kullanırsanız, kanınızdaki kolesterol miktarı azalır ve kan basıncınız düzene girer. İspanya’da yapılan deneyler, bu besinin son derece yararlı olduğunu kanıtladı.

Pirinç: Pirincin kolesterol ile savaştığı biliniyor. Ayrıca pirinç bol miktarda E vitamini ve B vitamini içerir.

Domates: Domatesin kırmızı renk almasını sağlayan likopen isimli bileşim, damarlarda kolesterolün birikmesini önler. Özellikle domates salçasının kolesterole karşı iyi bir silah olduğunu belirtelim.

Elma: Günde bir elma yerseniz, kalp hastalıklarında korkmanıza gerek kalmaz. Elmada bulunan ve pectin adı verilen lif kendini kolesterole bağlar. Böylece kolesterolün damarlardan geçmesini önler. Elma düzenli olarak tüketilirse, kalp hastalığına yakalanma tehlikesi azalır. Bu meyvenin içerdiği vitaminlerde buna ek.

Soğan: Soğan ve sarımsak kalbinizin sağlığı için canla başla savaşan yiyeceklerdir. Soğanın içerdiği maddeler, kolesterolün oksitlenip damarların duvarlarına zarar vermesini engelliyor.

Tane Fasulye: Kuru, tane fasulye türlerinin harika besinler oldukları kesin. Her gün 1-1/2 fincan kuru fasulye yerseniz, kısa sürede kanınızdaki kolesterol miktarı azalır. Ayrıca kuru fasulye kolesterol gibi damarları tıkayan başka maddelerin birikmelerini önler.

Ispanak: Ispanak kalp hastalıklarına ve yüksek tansiyona karşı birebirdir. Kolesterolün damarlara yerleşmesini önler. Ayrıca ıspanak, magnezyum ve potasyum gibi mineralleri içerir, kan basıncını düşürür.

Sarmısak: Sarmısak, kandaki kolesterol oranını düşürür. Kan pıhtılarının damarları tıkamasını engeller Araştırmacılara göre her gün bir diş sarmısak kalbi korumak için yeterli.

Greyfurt: Narenciye türündeki bu yararlı meyve 80 kalori içerir. Aynı zamanda bir C vitamini deposudur. Ayrıca içi pembe olan greyfurta renk veren madde damarları kolesterolün tahribatından koruyan bir antioksidandır.

Yulaf: Yulaf ve yulaf gevreği, kolesterolün bir numaralı düşmanlarıdır. Yulaftaki lif kendini kolesterole bağlar ve kolesterolü vücut sisteminden dışarı çıkarır. Günde 1-1/2 fincan yulaf yerseniz kanınızdaki kolesterol miktarı yüzde 20 oranında azalır.

Çay: Eskiden kalp hastalarının çay içmeleri yasaklanırdı. Günümüzde ise çayın kalp için son derece yararlı olduğu iddia ediliyor. Çayın içerdiği bir madde damarların çeperlerindeki kolesterolün birikmesini önler, ayrıca kan pıhtılarının damarları tıkama olasılığı azalır.

Advertisements

kireçlenmeye iyi gelen bitkiler


KİREÇLENME NEDİR?

Sık görülen bir eklem hastalığıdır. Eklem kıkırdağının yapısının bozulması, aşınması, incelmesi ve hatta kaybına neden olur.
Kireçlenme eklemlerin normal yapısını bozarak, ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, hareket sırasında eklemden çıtırtı sesinin gelmesi şeklinde bulgular verir. Orta ve ileri yaşta daha sıktır. Kadınlar daha yatkınlık göstermektedir.
Yapısal bozukluklar (Doğumsal veya sonradan travmatik hasarlar) kireçlenme riskini artırmaktadır.
Aşırı kilo, eklemleri sürekli zorladığından kıkırdak harabiyetini hızlandırarak kireçlenmeye zemin hazırlamaktadır. Romatizmal eklem hastalıkları ve eklem iltihapları da kireçlenmeye sebep olmaktadır.

Kireçlenme: Araştırmalara göre günde iki porsiyon (yaklaşık 20 adet) kiraz tüketenlerde, kireçlenme riski yüzde 15 oranında azalıyor.

– Damar kireçlenmesini önleyen şifalı bitkiler :
* Çay
* Ökseotu
* Ihlamur
Çayın Tanımı ve Faydaları :
Tanıtım :
# Çaygillerden bir ağaçcıktır.
# Yapraklarında tanen, legumin, esans ve teofilin vardır.
# Tesirli maddesi, teindir.
# Çay yaprakları fermantasyondan sonra kavrulursa siyah, önce kavrulursa yeşil çay elde edilir.
Faydaları :
# Aşırı miktarda olmamak şartıyla içilecek olursa bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.
# Sinirleri uyarır.
# Mide tembelliğini giderir.
# İdrar söktürür.
# İshal ve dizanteriyi keser.
# Damar kireçlenmesini önler.
# Damar sertliği, kalp yetersizliği, kan kanseri, guatr, nefrit, kolera ve bağırsak hastalıkarında koruyucu ve tedavi edicidir..
# Haddinden fazla içilecek olursa çarpıntı, göğüs anjini, sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluğa sebep verir.
# Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve karaciğer hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde kum veya taş olanlar, kabızlık ve yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya albüminüri olanlar mümkün olduğu kadar az çay içmelidirler.

Plastik ve köpükten bardaklarda kanser riski

Plastik ve köpükten yapılan bardaklar çay-kahve gibi sıcak bir maddeyle temas ettiğinde sıvı içerisine kanserojen madde bırakıyor. Uzmanlar, “Plastik bardakları soğuk ve asitsiz içecekler için kullanın” diye uyarıyor.

Prof. Dr. Selma Metintaş, “plastik ve köpükten imal edilen bardaklardan uzun süre sıcak sıvı içenler kanser tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir” ve Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer de “olasılık nedeniyle çok sıcak ve gazlı içeceklerin bu bardaklarda sunulması sakıncalıdır” uyarısı yaparken Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı Selçuk Aksoy ise “usulüne uygun olarak üretilmiş ve gerekli denetimleri yapılmış plastik bardaklar gönül rahatlığıyla kullanılabilir” dedi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selma Metintaş, Türkiye’nin, anayasasında da yer aldığı gibi çevre sağlığına önem veren ülkeler arasında olduğunu belirterek, günlük uygulamalarda bilinen ya da bilinmeyen birçok madde veya uygulamanın insan sağlığına zarar verebildiğini kaydetti.

Plastik bardaklar ve bu bardaklarda tüketilen çay, kahve veya sıcak içecekler konusunun üzerinde ciddi olarak durulması gereken konulardan biri olduğunu anlatan Prof. Dr. Metintaş, şöyle konuştu:
“Plastiklerin aslında gıda ambalajı ve sunuş aracı olması günümüzde geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Gıdanın, kimyasal ve bakteriyolojik bulaşmaması çok önemlidir. Temizlik ve kolay uygulanımı nedeniyle plastik bardaklar geniş kullanım alanı bulmuştur. Ayrıca plastik bardakların kolay taşıma ve tüketim kolaylıkları da bulunmaktadır. Ancak, herhangi bir saklama veya servis kabının, yiyeceğin kalite ve tadını değiştirmemesi, insan sağlığı açısından toksik bir tehlike yaratmamış ve gıda ile temasta bulunacak nitelikte olmaması gerekir.”

KANSER TEHLİKESİ
Prof. Dr. Metintaş, plastik bardaklar içerisine konulan 70-90 derece sıcaklığındaki içeceklerin, içinde bulunduğu plastik malzemeyi ısı etkisiyle çözüp monomerlerine ayırdığını belirterek, bunun tehlikeli sonuçlara yol açtığını bildirdi. Monomerlerin insan sağlığına zararlarının bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Metintaş, şöyle devam etti:
“Bu monomerler tehlikeli kanserojen malzemelerdir. Köpük bardakların ısıya dayanıklılığı daha yüksektir. Ancak, daha yüksek ısıdaki sıvılar bu materyalin de çözünmesini sağlayabilir. Bu durumda yine monomerik gruplar sıvıya geçecek ve oral (ağız) yolla bünyeye toksik madde alımı gerçekleşir. Şu anda plastik bardaklardaki sıcak içeceklerin bazı kimyasal reaksiyonlara yol açtığını biliyoruz. Plastik ve köpükten imal edilen bardaklardan uzun süre sıcak sıvı içenler kanser tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.”

KAĞIT BARDAK KULLANIMI
Prof. Dr. Metintaş, plastik ambalaj maddesinin diğer bir zararının da meydana getirdikleri katı atık olduğunu ifade ederek, nüfus artışı, sanayileşme ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin “kullan-at” türü ambalajların aşırı tüketimine yol açtığını bildirdi.

Plastik maddelerin çevreden yok olması için uzun yıllar gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Metintaş, “Bu da gerek çöp alanlarında artık hacminin artmasına gerekse ham madde ve kaynak israfına neden olmaktadır. Plastik bardakların insana verdikleri zararı bu açıdan da ele almak gerekir. Plastik bardaklar yerine kağıt bardak uygulaması önerilebilir. Kağıt bardaklar, sağlık ve atık maddenin geri dönüşümü açısından insan sağlığına daha uygundur” dedi.
Prof. Dr. Metintaş, plastik ve köpük bardakların insan sağlığına zararları konusunda yaptıkları çalışmayı Doç. Dr. Burhanettin Işıklı ile gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

“ÇOK SICAK VE GAZLI İÇECEKLERLE SUNULMAMALI”
Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer de poliklor ve etilen içeren plastik kapların 70 dereceden fazla sıcak ve asitli sıvılarla temas etmeleri halinde bazı kimyasal ürünlere dönüşebildiklerini söyledi.

Bunların içinde nitrozaminin de bulunması nedeniyle muhtemel karsinojenlerden (kansere neden olan kimyasal madde) bahsedilebileceğini ifade eden Tuncer, “Bu kanser etkeni muhtemel olan maddeler hiçbir zaman kesin kanser yapar denemez. Ancak, bu olasılık nedeniyle çok sıcak ve gazlı içeceklerin bu bardaklarda sunulması sakıncalıdır. Ancak su için kullanılabilir” uyarısını dile getirdi.

Bu konuda çok detaylı çalışma olmadığını belirten Tuncer, köpük bardaklar için de ciddi bir tehlikeden bahsetmenin şu andaki bilgilerle doğru olmayacağının altını çizdi.

“PAGEV: BU İDDİALAR TAMAMEN KOMPLO TEORİSİ”
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Selçuk Aksoy ise yapılan araştırmaların plastiğin insana ve çevreye zarar vermeyen, ayrıca tamamen geri dönüştürülebilir bir malzeme olduğunu kanıtladığını söyledi.

Ekonomik ve kolay uygulanabilir olması nedeniyle plastiğin bütün dünyada kağıt, çelik, alüminyum, ahşap ve cam gibi malzemelerin yerine alternatif olarak kullanıldığını anlatan Aksoy, şöyle konuştu:
“Plastik tüketimi giderek tüm dünyada artıyor. Yaşamımızın her alanında karşımıza çıkan plastiğin tüketim oranının fazlalığı, ülkelerin gelişmişliğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Çevre bilinci çok daha gelişmiş toplumlarda plastik malzemeler diğer malzemelere tercih ediliyor. Çünkü plastikler üretim, işleme ve geri dönüşüm aşamalarında en az fosil kaynaklı enerji tüketen ve çevresel etkisi en az malzemedir. Plastik bardakların kansere yol açtığı konusunda ise öne sürülen iddiaların bilimsel dayanakları bulunmuyor. Eğer plastik bardaklar kansere yol açsaydı tüm dünyada bu bardaklarla sıcak veya soğuk içecek tüketimi olmazdı.

Bütün dünyada özellikle Avrupa’da sıcak içecek (kahve ve çay) otomat makinelerinde yıllardır plastik bardaklar kullanılıyor. PAGEV olarak bu iddiaları tamamen komplo teorisi olarak değerlendiriyoruz. Bilimsel araştırmalarla bu iddiaların doğruluğu ispatlanmadan konuşmak, binlerce kişiye istihdam sağlayan büyük bir sektörün tümünü zan altında bırakır ki bunu kabul etmek mümkün değil.”

Aksoy, PAGEV olarak numuneleri testlerden geçirilmiş ve ilgili direktiflere uyumluluğu kontrol edilmiş hiçbir plastik maddenin kanser yapmadığını vurgulayarak “Usulüne uygun olarak üretilmiş ve gerekli denetimleri yapılmış plastik bardakları gönül rahatlığıyla kullanmakta hiçbir sakınca yoktur” diye konuştu.

IHLAMUR Çiçeği , Faydaları

(Tilia europaea)

Yaz mevsiminin ilk günlerinde havaya mis gibi koku salan ıhlamur çiçeğinin sakinleştirici, spazmları önleyici özellikleri vardır.Migrene de çok iyi gelir.Ihlamur, sinirsel gerginliği azaltır, yüksek tansiyonu düşürür.Çay biçiminde veya konsantre olarak kullanılır.Şerbetçiotu ile eşit miktarlarda karıştırılarak, gerginliğe ve uykusuzluğa karşı ilaç olarak kullanılır.
Migren sırasında, sıcak olarak içilen ıhlamur, kafadaki kan damarlarını gevşeterek ağrıyı azaltır, mide bulantısı ve kusmayı önler.Ihlamurun idrar idrar söktürücü etkisi de, idrarın boşaltılmasına ve damarlardaki basıncın bu yolla azalarak ağrının kesilmesine yönelir.
Ihlamur çiçeği, uykusuzluktan kaynaklanan başağrılarına çok iyi gelir.Bu nedenle, akşamları yatmadan önce düzenli ve sürekli olarak içilmesinde yarar vardır.
Sıcak içilen ıhlamur, soğuk algınlıklarına karşı çok etkilidir.Ayrıca göğsü yumuşatarak öksürüklere de yararlı olur.Önce başın sağ tarafına, sonra sol tarafına saplanan asabi başağrılarına da ıhlamur önerilir.Yemeklerden sonra içilecek bir fincan ıhlamur, hazımsızlığı önler.