Archive

Archive for the ‘önemli bilgi’ Category

Burun Kanamsında Bilinmeyenler

Burun kanaması nasıl oluşur?
Burun mukozasındaki ince damarların yaralanması burun kanamasına sebep olur. Burun kanaması aslında tehlikesizdir ve bir neden olmaksızın da meydana gelebilir. Bu durumlarda kan kaybı en düşük düzeyde ama yindede rahatsız edicidir.
Burun mukozası çok yüksek bir kan dolaşımına sahip dokudur. Solunum havası burun boşluğuna girdiğinde burun bölmeleri arasında yol alırken mukozadaki kan damarlarında dolaşan kandan ısı çekerek ısınırken yüzeyi salgıyla örtülü olan mukozadan da nem çekerek nemlenir.

Nedenler
Burun kanaması burun mukozasındaki bir damarın çatlamasından meydana gelir. Bu çatlama aşağıdaki bazı sebeplerden dolayı oluşabilir;
Grip gibi akut enfeksiyonlar
Yaralanma yada burna alınan bir darbe
Nezle, saman nezlesi
Burun temizliğinde oluşabilecek hafif damar yaralanmaları
Kötü havalandırma koşullarına bağlı burun kuruması
Kullanılan ilaçların yan etkileri
Ne yapılmalı?
Burun mukozasının kan dolaşımını azaltabilmek için dik oturup eskiden dendiği gibi kafa arkaya değilde öne doğru eğerek ensenize soğuk bir bez koymak. Ek olarak burun kanatlarını bir kaç dakika sıkmak. Eğer kan gırtlaktan aşağı akar ise yutulmamalı ve mümkünse tükürülmelidir. Buruna yapılacak bir tampon yada kompres de yardımcı olacaktır. Çok hassas burun mukozası sahip kişiler özellikle nezle olduklarında mümkün oldukca burun içini bir bakım merhemi ile ovmalı ve şiddetli hımkırmamalıdırlar.
Burun kanaması her zaman zarasız değildir
Sıklıkla ve nedensiz burun kanamalarında, 20 dakika geçmesine rağmen dinmeyen kanama yada her iki burun deliğinden gelen kanama durumlarında muhakkak bir doktora görünülmesi tavsiye edilir. Burun kanaması başka hastalıklara bir ipucu olabilir. Bunların arasında hipertansiyon ve damar sertleşmesi gibi kandolaşımı rahatsızlıkları, kanama bozuklukarı ve pıhtılaşma sorunlarıda sayılabilir.

Advertisements

Hıçkırık nasıl oluşur ?


Hıçkırık nasıl oluşur?


Aslında kısa süreli hıçkırıklar kötü bir şey değildir ve tıbba görede önemsizdir ama bu sesli ataklar özellikle de en olmadık zamanlarda ortaya çıktıklarında yine de sinir bozucudur.
Tıp dilinde singultus denilen hıçkırık, diyaframın hızlı ve istemsiz bir şekilde büzülmesinden ve ses tellerinin arasındaki açıklığın kapanmasından meydana gelir. Böylece nefes alırken içimize çektiğimiz havanın bu kapanmış ses telerine çarpası ile tipik hıçkırık sesi meydana gelir.

Hıçkırığa neden olan en bilindik sebepler;
Çok soğuk yada çok sıcak içecek ve yiyecekler,
Alkol,
Çok hızlı bir şekilde yemek yada içmek,
Hamilelik,
Stres,
Mide ve bağırsak hastalıkları
Hıçkırığınızdan kurtulmanın yolu Parasempatik sinir sistemini tahrik ederek ses tellerinin yatışmasına sağlamaktır. Aşağıda sıraladığımız bazı örnekleri uygulayarak probleminizi ortadan kaldırabilirsiniz.
Baş parmağınızla kulağınızı ve serçe parmağınızla da burnunuzu kapatıp nefesinizi tutun,
Bağırarak şarkı söyleyin,
Sirke için,
Kendinizi korkutun,
Şeker yiyin,
Eğer hıçkırık buna rağmen devam ederse yapacağınız tek şey beklemektir. Ses telleri aslında çok çabuk yatışırlar. Bunun için en iyi yol başka bir şey düşünmek yada oyalanmak mesela hıçkırığı tutmuş bir kişiye 2 yada 3 gün önce ne yediğini sormak ve onu bu şekilde oyalamak iyi bir yöntemdir.
Hıçkırık doğum öncesi bir kalıntıdır. Embriyo için hıçkırık gerekli bir reflekstir çünkü daha cenin suyu içinde yüzerken dışarıdaki hayata alışmalıdır. Bunun içinde nefes alış veriş alıştırmaları yapar, bunları yaparkende kapalı ses telleri cenin suyunun yutulmasını önler. Bu alışkanlığını doğum sonrası da devam ettirdiği için çocukluk çağımızda yetişkiliğimize nazaran 3000 kat daha fazla hıçkırırız.